12 Kasım 2013 Salı

Abur ve Cubur Kardeşlere Elveda!

Şu aralar iç sesim susmak bilmiyor. Kendi kendine konuşmayı ne kadar da çok seviyormuş meğerse. Bir ben var benden içeri kıvamında kiminle konuşuyor, kime laf anlatıyorsa artık homur homur konuşup duruyor. Zira birçoğumuzun denk geldiği -ki ben yıldızının sönmeye yüz tutup, yerini otomatiklere kaptırdığı sürece denk gelenlerdenim- merdaneli çamaşır makinesi misali hararetli hararetli çalışmakla meşgul şu aralar.

O da sinirlendiğinde gürültülü gürültülü ses çıkartan, evin afacan çocuklarının parmaklarını kırmaya teşebbüs eden, o da olmazsa üzerlerine yürüyen, mutlu olduğu anlarda da dumanıyla her tarafı kaplayan tam bir press canavarıydı. Bunun ne tür de bir varlık olduğunu daha çözemedim gerçi ama çalışmalarım olanca hızıyla devam ediyor, haberiniz olsun.

Meretin bir off tuşu da yok ki... Tüm gün boyunca hötürü hötürü konuşuyor da konuşuyor. Yorulmak falan da hak getire tabii. Tam gaz performansa devam o yüzden.

Yok efendim hayalimdeki işe ne zaman kavuşacakmışım, yok efendim hak ettiğim maaşı alabileceğim bir işe ne zaman sahip olacakmışım, bunca yıldır ondan, bundan, şundan kazık yemeye doymamışmıymışım, işi düşünce arayıp soran ehl-i kişilere yok kardeşim hadi başka kapıya türünden bir bildirimi ne zaman yapacakmışım, yayınlamak istediğim masal kitabıyla ilgilenecek bir yayınevini ne zaman bulacakmışım, en önemlisi de son zamanlarda yaşadığım stres faktöründen dolayı abandığım abur cuburun kdv'si olarak bana kesilen kilolardan ne zaman kurtulmayı düşünüyor muşum?

Vay anasını arkadaş. Bu iç sesimi canlandıran şahıs ne kadar da doluymuş böyle. Şaştım, kaldım resmen. Ama tüm bu sorular hayatımda önem arz etmiyor da değil hani. Bu nedenle kolları sıvayıp, yeni girişimlerde bulunmak üzere ilk adımımı atmış bulunmaktayım. Darısı diğerlerinin başına artık.

Starta tabii ki de şu fazlalıklardan kurtulmakla başlıyorum. Bu sefer diğerleri gibi olmayacak. Hani şu pazartesi başlayıp çarşambayı göremeyen diyetlerden olmayacak yani bu.

Kaldı ki Asuman Krause'nin kırmızıları çekip, her an için evi basıp da "Kış geldi diye postu sermek yok. 3K takibine geldim hanımmm" dediğini duyar gibiyim. Bundan dolayıdır ki bugün itibariyle bir başarı girişiminin daha startını vermiş bulunmaktayım.

Ne de olsa vermem gereken şöyle sağlamından 6 - 7 kilo var. Ehh o zaman gelsin bakalım sağlıklı beslenme takvimim. Peki bu süreç içerisinde neler yapılacak, bir bakalım bakalım :D

1. Gün içerisinde en az 3 lt. su içilecek. (Ki kendi rekorumu kıracağım resmen. Çünkü günde 1 lt'den öteye gittiğim pek görülmüş şey değildir) O halde neymiş. Su içilecekmişşşş ------> İÇÇÇÇ

2. Haftanın en az 3 günü kaytarmadan 30 dakika tempolu yürüyüş yapılacakmış -------> YÜRÜÜÜ

3. Abur ve cubur kardeşlere küsüp, onları terk edecekmişim ----------> TERK ETTTT

4. Akşam 19.00'dan sonra yemek yemeyecekmişim ------------> YEMEEE

5. Arkadaşların, eşin, dostun kışkırtmalarına kulak verilmeyecekmiş --------> VERMEEE

Ehh o zaman bana müsaade. Son ara öğünüm olan 2 kuru kayısıyı kemirmeye gidiyorum. Bakalım 1 hafta sonunda kaç kilo vermiş olacağım. Yoksa alır mıyım? Yok canım daha neler, almaaaammm, alamaaaammm, kısaca imkanı yokkkk diyor ve gidiyorum :)


1 yorum:

Kibritci Kız dedi ki...

su deme bana yaaa pofff ! ben de çok az içiyorum.eskiden içerdim ne güzel. sonradan ne oldu anlamadım.inşallah yeniden su içen günlerime dönerim.

inşallah sende üç litre suyunu içersin :)

ayda bir iki kilo versen yeter yoksa kaslardan gider ve kilolu haliine bile dönmek istersin.

hadi bakalım sana güzel güzel kilo vermecelerrrr :)

Yorum Gönder